(1) İsticvap olunacak kimsenin bizzat gelmesi gereklidir. Ancak, isticvap olunacak kişi, mahkemenin bulunduğu il dışında oturuyor ve bulunduğu yerde aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yolu ile...
(1) İsticvap olunacak kimsenin bizzat gelmesi gereklidir. Ancak, isticvap olunacak kişi, mahkemenin bulunduğu il dışında oturuyor ve bulunduğu yerde aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yolu ile isticvap olunması mümkün değil ise istinabe yolu ile isticvap olunur.
(2) İsticvap olunacak kimse hastalık, engellilik veya benzeri sebeplerle mahkemeye bizzat gelemeyecek durumda ise bulunduğu yerde isticvap olunur.
Maddenin birinci fıkrasına, 1086 sayılı Kanunun 232 nci maddesi sadeleştirilerek alınmıştır.
Birinci fıkranın ikinci cümlesi ise yeni bir hükümdür. İmkân oldukça tarafın hüküm verecek hâkimle yüz yüze gelmesinde, gerçeğin ortaya çıkması bakımından fayda umulmuş, mahkemenin yargı çevresi dışında fakat mahkemenin bulunduğu ilde bulunan kişilere dahi mahkemeye gelme mecburiyeti getirilmiştir. Ancak mahkemenin bulunduğu il dışında oturanlar için ses ve görüntü nakline ilişkin teknik imkânlardan yararlanmak suretiyle bunun sağlanması öngörülmüştür. İsticvap olunacak kişi, mahkemenin bulunduğu il dışında olur, ses ve görüntü nakline ilişkin tekniklerden yararlanma imkânı da bulunmazsa, istinabe yoluyla isticvap edilir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/9310 E. , 2017/2814 K.
Dava, adi belgeye dayanılarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece adi belge altındaki imzanın davalıya ait olup olmadığı yönünde davalı vekiline mehil verilerek, kesin mehilde beyanda bulunulmaması sebebiyle imzanın davalıya ait olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir.
HMK’nın 169/2. maddesi uyarıca isticvap, davanın temelini oluşturan vakıalar ve onunla ilişkisi bulunan hususlar hakkında yapılır. Aynı Yasanın 171/1 maddesinde isticvabına karar verilen kimseye bizzat davetiye gönderileceği, 172/1 ve 173/1 maddelerinde ise isticvap olunan kimsenin bizzat gelerek isticvap olunacağı belirtilmiştir. Mahkemece, söz konusu hükümler uyarınca adi belge hakkında imzanın davalı asile ait olup olmadığı yönünde bizzat davalıya usulüne uygun isticvap davetiyesi gönderilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken usule aykırı olarak davalı vekiline mehil verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.

